Atıksu Arıtımında Ozon Kullanımı

Ozon üç oksijen atomundan oluşan gaz halinde bir moleküldür. Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür.

Ozon Gazının Hayatımızda Yeri

Ozon gazı 1839 yılında Alman kimyacı tarafından 1839 yılında keşfedilmiş olup, keşfedildikten hemen sonraki yıllarında dezenfeksiyon amaçlı kullanılmıştır. Ozonun bu dezenfektan etkisi güçlü okside olmasından kaynaklanmaktadır. Ozon, atıksu arıtımında sadece virüs ve bakterileri öldürmekle kalmaz tüm mikroorganizmalar ve toksinlerini de okside edebilir.

Ozon gazı dezenfeksiyon dışında birçok alanda kullanılmaktadır;

  • Su dezenfeksiyonu
  • Gıda endüstrisi
  • Soğuk hava depoları
  • Koku giderimi
  • Yüzme havuzlar
  • Renk giderimi
  • Atık su arıtımı
  • Nitrit amonyak giderimi
  • Demir mangan giderimi
  • Pestisit giderimi
  • Yaşanan ortam havasının dezenfeksiyonu
  • Sağlık Sektörü

Atıksu Arıtımında Ozon Gazı

Ozonun en geniş çapta kullanıldığı alanlardan biri, ikinci derecede veya biyolojik olarak arıtılmış atık suların dezenfeksiyonudur. Ozon, büyük rezervuarlara veya içinde canlıların bulunabileceği yerlere akan atık suların temizlenmesinde geniş çapta kullanılmaktadır. Sulardan renk gideme, demir ve mangan giderimi, alg giderimi, tat ve koku giderimi, bakteriyal dezenfeksiyon, virüs dezenfeksiyonu, çözünmüş organik madde oksidasyonu, KOİ ve BOİ giderimi, biyolojik arıtılabilirliğin arttırılması (ön arıtma), vb. Uçucu organik maddelerin oksitlenmesi, organik ve inorganik maddelerin dekompozisyonu veya giderilmesi, bulanıklığın azaltılması, biyolojik çamur organiklerinin kısmi veya tamamen oksitlenmesi, biyolojik çamurun kısmi oksidasyon ile substrat olarak geri devredilmesi, çökeltmeyi önleyici mikroorganizmaların (flamentous) giderilmesi durumlarda kullanılmaktadır. Bu tür sularda ozonla dezenfeksiyonun klora dezenfeksiyona kıyasla en büyük avantajı; ozonun bütün virüsleri klordan daha etkin şekilde arıtmasıdır ve klora kıyasla 3125 kat oksidasyon kuvveti daha fazla olmasıdır. Ayrıca ozon, havada bulunan oksijenin parçalanması yoluyla elde edildiği için kararsız yapısı nedeniyle dezenfeksiyon görevini tamamladıktan sonra daima hammaddesi olan oksijene dönüşür.

Ozon gazının dezenfeksiyon sonrasında kalıntı bırakmayan tek dezenfektan oluşu, özellikle gıda ve canlı yetiştiriciliği sanayiinde kullanımını diğer dezenfektanlara göre avantajlı kılmaktadır. Kalıntı bırakmadığı için insan sağlığına da zararlı değildir.

Bunların yanında ozonun en önemli görevi, havadaki konsantrasyonu az olan gazlardan biri olmasına rağmen varlığı dünya için çok önemlidir. Çünkü stratosferdeki ozon gazı içeren ozon tabakası uzaydan gelen pek çok zararlı ışınlara karşı bir kalkan görevi görmektedir. Stratosferdeki ozon tabakası 2400Angström ve daha küçük ışınları soğurarak, uzaydan gelen, organizmalara zararlı ışınların büyük bir kısmını dünyamıza geçirmez. Ozon tabakasının, dünyanın genel iklimi üzerinde de etkileri vardır. Mor ötesi ışınlarının soğurulması sıcaklığı düşürmekte ve ısı dengesinin düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.

Sonuçta..

Varlığından bir haber olduğumuz kurtarıcı ozon gazı aslında hayatımızın her alanında büyük öneme sahiptir. Özellikle atıksu arıtımında büyük ölçüde kullanılan ozon gazının toksik etkiye neden olması (toksik etki ozon konsantrasyonu ve maruz kalma süresine bağlıdır), karasız olduğundan dağıtım sisteminde klorlama işlemi gerektirmesi, klor/monokloramin/klordioksit gibi diğer oksidantlarla reaksiyona girmesi,  oksidasyonu sonucu demir ve mangan suda çözünmeyen bileşiklerine dönüştüğünden çöktürme veya filtreleme işlemi gerektirmesi gibi sebeplerden atıksu karakterizasyonuna dikkat edilip, ozon konsantrasyon ve temas süresi doğru seçilmedir. Aksi taktirde istenilmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.