Atıksu Arıtımında Sektör Tanımlama

Artemis Arıtım, birçok sektörün ihtiyacını karşılayabilecek bilgiye, birikime, tecrübeye sahip ve teknolojik yeniliklere daima açık, mevcut başarısı ile yetinmeyen her zaman bir sonraki adımı planlayarak doğru ve sürekli işler yapmayı hedefleyen bir kadroya sahiptir. Bu bilinçte olarak, arıtma konusunda firmalara en sağlıklı hizmetleri verebilmek için en önemli ve en büyük adım ‘’sektör tanımlamasını’’ doğru bir şekilde yapmaktır.

Bilinmeyen bir şeyde yorum yapmak, bu konu ile ilgili fikir sunmak her zaman zordur ve sonunda başarısızlık kaçınılmazdır.  Bu yüzden firmalara güvenilir sonuçları verebilmemiz için atık su karakterizasyonunun bize ne ifade ettiğini net bir şekilde okumak zorundayız.

Atık su karakterleri düşünülünce; kaplamadan süt ve peynir üretim tesislerine, tekstilden çikolata fabrikalarına, geri kazanımdan atık kabul tesislerine, maden sanayiden petrol sanayisine kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu yüzden firmalardan faaliyet konuları ve atıksu oluşum kaynakları ile ilgili sağlıklı bir şekilde bilgi almamızın en iyi yolu çevre yönetim birimleri ile iletişimde olmak ve bu bilgileri yansıtacak olan belgelerin (kapasite raporu, faaliyet belgesi vb.) temin edilmesini sağlamaktır. Gerekli bilgiler temin edildikten sonra laboratuvarımızda alanında uzman personellerimiz sayesinde uygun koşullarda getirilmiş olan ham atık su değerlerine bakılarak, uygulanacak olan fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ileri arıtma prosesleri ile ilgi pilot çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Burada temel amacımız olan arıtılabilirliğin sağlanmasının yanı sıra klasik arıtmalar dışında, teknolojik imkanların kullanılabilirliğini gösteren farklı bakış açılarının sunulduğu ekonomik ve en yüksek verimin alınabildiği tasarımlarımız üzerine çalışılmaktadır.

Her firmanın kapasitesi, üretim alanı, çalışma süresi, atıksularını deşarj ettiği ortam, tesisin bulunduğu alan birbirinden farklılık göstermektedir. Bu etmenler doğrultusunda su kirliğinin önlenmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya Çevre İl Müdürlükleri tarafından denetimler gerçekleştirilmekte ve uygun şartların sağlanmaması durumunda cezai işlemlere tabi tutulmaktadır. Bu yüzden firmaların atık su arıtma tesislerinden çıkan sularını deşarj ettiği nokta son derece önemlidir. Firmaların deşarj ettiği noktaların alıcı ortam olması durumunda Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilirken, sanayi bölgesinde yer alması durumunda ise yönetimlerinin belirlemiş olduğu farklı limit değerler de uygulanabilmekte veya mevcut olan yönetmeliğe kısıtlamalar getirilebilmektedir. Sonuç olarak tasarım çalışmalarımızı gerçekleştirirken firmanın sahip olduğu yukarıda bahsetmiş olduğum bu özellikler göz önünde bulundurularak; sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda en iyi dozda ilacı vererek sistemlerinin iyileştirilmesini sağlamak, 1998 yılından bugüne kadar yaptığımız ve yapacağımız en iyi iş olduğunu düşünüyorum.