Atıksu Arıtma Tesisi Tasarımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu yazıda arıtma tesisi tasarımında dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda genel bir bilgilendirme yapılmıştır.

Atıksu arıtma tesislerinin tasarlanırken göz önünde bulundurulması gereken bazı hususlar vardır. Bunlar, kirlilik yükleri ve deşarj kriterleri olarak iki ana başlık altında toplanabilir. Deşarj kriterleri ise geri kazanım, alıcı ortam deşarjı, bahçe sulama vb. konular olarak alt dallarına ayrılabilmektedir. Deşarj kriterlerinin bu şekilde çeşitli olmasının en başında resmi kurum ve kuruluşlar tarafından belirlenen yönetmelikler, yasaklar ve standartlar gelmektedir. Resmî kurumların ya da yönetmeliklerin yönlendirmeleri doğrultusunda da atıksu üreten ticari kuruluşlar kendileri için en uygun arıtma yöntemini belirleyerek gerekli yatırımları yapmaktadır.

Bu yatırımların yapılması esnasında ise biz Çevre Mühendislerinden mümkün olan en kısa sürede, en hızlı ve doğru çözümün bulunması talep edilmektedir. Böyle bir talep karşısında ise tüm tasarım, imalat, montaj ve devreye alma çalışmaları tesis kapasitesine göre birkaç ay içerisinde tamamlanmakta ve atıksu arıtma tesisi çalışır vaziyette teslim edilmektedir. Endüstriyel Atıksu arıtma tesislerinin tasarım sürecinin ve uygun proses seçiminin yalnızca laboratuvar çalışmaları aylar belki de yıllar sürerken bu süreci nasıl oluyor da çok kısa zaman dilimine sığdırıyoruz.

Özel Önlem Gerektiren Kirletici Parametreleri

Tesis tasarımlarını yaparken firmaların sahip olduğu atıksuyun detaylı analiz raporları incelenerek kirlilik yüklerinin ve debilerin pik yaptığı zamanlar belirlenir. Bu değerlere göre de gerekli olan depolama sistemleri ve sonrasında uygun arıtma metodu seçilir. Atıksuyun içerdiği kirliliklere ve deşarj kriterlerine göre de fiziksel, kimyasal ya da biyolojik yöntemlerden uygun olan tatbik edilir. Ancak bazı durumlarda tüm bu sistemler birlikte kullanılabilir hatta ve hatta bu sistemlere ozonla oksidasyon ve membran filtrasyon sistemleri de dahil edilebilmektedir.

Bu sistemlerin seçimleri hangi kriterlere göre belirlenmektedir sorusunun oluştuğunu tahmin ediyorum. Öncelikli olarak detaylı analiz raporu doğrultusunda atıksuyun muhteviyatında Krom (Cr+6) ya da siyanür (CN) olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer bu iki zararlı kimyasallardan biri ya da her ikisi de mevcutsa bu atıksuların ayrı olarak biriktirilip, uygun ön işlemlerden geçirilmesi gerekmektedir. Eğer bu ön işlemler uygulanmazsa atıksu arıtımında istenen giderimler elde edilemeyecek ve ortaya, son derece toksik etkilere sahip, bir sıvı atık çıkacaktır. Bu iki toksik kimyasal dışında atıksu içerisinde bulunan diğer ağır metallerin ve kirleticilerin incelemesi yapılarak uygun arıtma metodunun belirlenmesi gerekmektedir. Uygun arıtma metodu belirlenirken atıksu içerisindeki KOİ, BOİ, pH ve yağ gres parametreleri kontrol edilmelidir.

Atıksu arıtma tesislerinde genel olarak rastlanan durum BOİ ve KOİ değerleri oranlandığında 0,4 – 0,8 değerleri arasında bir oran olmasıdır. Ancak yalnızca ağır metal içeren atıksularda bu değer 0 (sıfır)’a yaklaşırken, bazı endüstrilerde bu durumun tam tersi görülebilmektedir. KOİ değerinin yüksek BOİ değerinin ise düşük olduğu atıksular fiziksel ve kimyasal yöntemlerle arıtılabilirken, BOİ değerinin yüksek olduğu atıksular, bu arıtma sistemlerinden sonra bir de biyolojik arıtma prosesine ihtiyaç duymaktadır.

İstisnai bir durum olan BOİ/KOİ değerinin 1’in üzerinde olması halinde ise BOİ değerini yükselten etmenlerin araştırılması gerekmektedir. Bunun için ham atıksu farklı gözenek çaplarındaki filtrelerden süzülür ve süzüntü suyunda BOİ, KOİ ve TOK analizlerine bakılır. Eğer süzme işlemi sonrasında BOİ değeri KOİ değerinden daha düşük çıkıyorsa, atıksu kimyasal ve biyolojik arıtma işlemleri öncesinde, çöktürme ya da muhtelif fiziksel arıtma işlemlerinden geçirilmeli ve sonrasında uygun arıtma prosesleri ile devam edilmelidir. Ancak süzüntü işlemleri sonrasında yine BOİ değeri KOİ değerinden yüksek çıkıyorsa, BOİ giderimi için uygun biyolojik arıtma prosesi seçilerek, akabinde deşarj ya da geri kullanım kriterlerine göre uygun tasarım yapılmalıdır. Tasarım yapılırken atıksu içerisindeki BOİ, KOİ ve TOK parametrelerinin yanında Toplam Azot, Toplam Fosfor, Amonyum Azotu, gibi parametrelerin de kontrol edilmesi gereklidir. Eğer bahsi geçen parametrelerin (nütrientlerin) konsantrasyonları istenen değerlerde değilse, biyolojik arıtmaya gerekli nütrient ilavesi yapılması gereklidir.

Uygulanmış olan biyolojik arıtma prosesi ile BOİ değeri düşürüldükten sonra atıksu uygun kimyasal arıtma ya da filtrasyon işlemlerinden geçirilerek istenen deşarj kalite parametreleri sağlanarak suyun deşarjı sağlanır.

Yukarıda yapılan açıklamalar genel prensipler olarak yazılmış olup, nihai kararlar ve kesin sonuçlar için atıksuyun içerdiği kirlilik yükleri, arıtma tesisinin kurulacağı alan, arıtma tesisinin kurulum amaçları vb. durumlar göz önüne alındığında seçilebilecek prosesler çok fazla değişiklik gösterebilmektedir.

Bu sebeple doğru seçimi yapmadan önce konusunda uzman ve tecrübeli Mühendislerle görüşerek teknik destek almanızda yarar vardır.