Atıksu Arıtma Tesislerinde İSG

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre atıksu arıtma tesisleri çok tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bundan dolayı arıtma tesisleri bünyesinde birçok riski barındırmaktadır. Bu riskler; kimyasal maddelere (katı-gaz-sıvı) maruziyet, düşme, bulaşıcı hastalıklar, solunum, sindirim ve sinir sistemi rahatsızlıklarıdır.

Atıksu arıtma tesislerinde karşılaşılan mekanik tehlikeler ise makine ekipmanların bakım-onarımı ve arızaların giderilmesi işlemleri esnasında meydana gelmektedir. Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansının (EU-OSHA) 2010 verilerine göre, iş yerlerindeki tüm ölümlü iş kazalarının %10-15’i ve tüm iş kazalarının %15-20’lik kısmı bakım işleri ile ilgilidir.

Risk Değerlendirmenin Önemi

Atıksu arıtma tesislerinde yaşanan iş kazaları, büyük oranda bakım-onarım, ekipman kontrolü, arıza müdahale ve temizlik işlemleri sırasında gerçekleşmektedir. Bu kazaların önüne geçebilmek adına arıtma tesislerinin devreye alınması ile birlikte risk değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir. Risk değerlendirmesi işlemi arıtma tesislerinde ortaya çıkabilecek riskleri açıkça ortaya koymaktadır. Risk değerlendirmesinde yöntem olarak Fine Kinney methodunun kullanılması daha faydalı olacaktır. Çünkü arıtma tesisleri, içerisinde çoklu risk gruplarını barındırmaktadır.

Risk değerlendirmesi neticesinde kimyasal ve fiziksel riskler belirlenmiş, yapılan ölçüm ve analizlerle kimyasal ve fiziksel maruziyet düzeyleri tespit edilerek, riskleri en aza indirebilmek amacıyla çözüm önerileri getirilir. Elde edilen ölçüm ve analiz sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak tablolar ve grafik yardımıyla sunulur. Çok tehlikeli sınıflarda risk değerlendirmesi İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre iki yılda bir yenilenir ve düzenli olarak risk değerlendirmede bulunan maddeler iyileştirilir.

Risk değerlendirme ile birlikte tesis, uyarıcı levhalar ile donatılmalı ve kişisel koruyucu donanımların kullanılması sağlanmalıdır. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmeliğine uygun olacak şekilde işin niteliğine göre seçilmelidir. Piyasada bulunan işlevini tam olarak yerine getirmeyen Kişisel koruyucu donanımların herhangi bir faydası olmayacaktır.

Arıtma Tesislerinde Sık Yaşanan İş Kazaları ve Korunma Yöntemleri

Ayrıca son zamanlarda Arıtma tesislerinde yaşanan iş kazalarının çoğu zehirli gaz olan Hidrojen Sülfür, Metan, Karbondioksit ve Karbonmonoksitten kaynaklanmaktadır. Bu gazlar arıtma tesislerinde birikerek kısa zamanda ölümlere yol açabilir. Bundan dolayı dengeleme havuzları vs. gibi arıtma tanklarının temizliği veya bakımları esnasında özel gaz dedektörleri ile ölçüm yapılarak bu tür zehirli gazların ortamdan uzaklaştırıldığından emin olunmalıdır. Bakım esnasında tüm personeller özel solunum tüpleri ile çalışmalı ve bu personellerin çalışmalarını, bakım yapılacak ortamdan bağımsız olarak ayrı bir ekip kontrol etmeli.

Arıtma tesisinde kişisel koruyucu donanımların eksiksiz kullanılması gerekir. Bildiğiniz gibi arıtma tesisleri yeterli alan bulunamadığı için, dar ve kısıtlı alanlara kurulabiliyor. Bu durumda alçak platformlar kullanıldığında mutlaka platformun köşeleri ve keskin yüzeyleri yumuşak koruma levhaları ile çevrelenmeli ve mutlaka tesis içinde baret kullanılmalı. Ayrıca tesis içinde gezerken dahi fark edilmemiş çatlamış bir hattan çıkan basınçlı atıksu veya kimyasal sıçraması ihtimaline karşı gözlük kullanılması gerekir. Kullanılan gözlüğün etrafının korumalı olması, gözlük açıklıklarından girebilecek kimyasalların önlenmesini sağlayacaktır.

Risklerden Sıfır Maliyetle Kurtulmak için Arıtma Tesisi Dizaynından Başlanmalı

Tüm bu belirtmiş olduğumuz noktalar göz önüne alındığında aslında en önemli yapılması gereken şey, arıtma tesisinin dizaynının düzgün yapılmasıdır. Özellikle platformlar ve merdivenler, geçiş ve kimyasal depolama güzergahları önceden planlanmalıdır. İSG açısından sakıncalı ve insan faktörünü ele almadan dizayn edilen arıtma tesisleri sonradan alınacak önlemler açısından her ne kadar tüm önlemler alınsa dahi bazı konularda yetersiz kalmaktadır.

Arıtma tesislerinin dizaynı esnasında ve işletme esnasında yapılması gerekenlerin belirlenerek uygulamaya geçilmesi gerekmektedir. Ülkemiz koşullarında İSG’nin yanlış anlaşılması ve İSG’nin sadece dokümantasyonda kalması iş kazalarının oluşmasına yol açıyor.

Sonuç Olarak Eğitim Şart

Ülkemizde yeni önemsenmeye başlayan çevre ve İSG konuları ile birlikte ele almaya çalışılan bu konularda uzman kadrolardan destek almakta fayda olduğu bir gerçek. Kimya, biyoloji, elektrik, teknik ve mühendislik gibi birçok kompleks konuyu içinde barındırdığı için arıtma tesislerinin işletimi ve bakımı kendine has uzmanlık gerektiren bir alandır.

Artemis Arıtım olarak hem yönetici hem de teknik kadroları bilinçlendirmek için belirli periyotlarda, atıksu arıtma tesislerinin çalıştırılması, bakımı ve işletilmesi, deşarj izni ve proses gibi detaylı konuları işlediğimiz Atıksu Arıtma Tesisi Operatörü eğitimleri düzenleyerek sektörümüzün bu konuda gelişmesine destek sağlıyoruz.