Atıksu Geri Kazanım Sistemlerinin Önemi

Su Kaynakları Tükeniyor mu?

Su; tüm canlıların yaşayabilmesi için gerekli olan en önemli doğal kaynaklardan biridir. Su, hayatın her evresinde; insan kullanımında, endüstrilerde, enerji üretiminde, ekonomide yani kısacası her alanda olmazsa olmaz ihtiyaçlarımızdan biridir.

Ancak, dünyadaki su rezervlerinin %3 ünün tatlı su ve bunun %70 i buzullarda, toprakta, atmosferde ve yer altı sularında bulunduğu ve kullanılamaz halde olduğu bilinmektedir. Bu durum, artan nüfus ve sanayileşme ile birlikte kullanılabilir su miktarının azlığına bağlı olarak yakın gelecekte insanların su sıkıntısı yaşayacağı gerçeğini açıkça ortaya koymaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısı 54 e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısı 3,76 milyara yükselecektir. Bu durum, 2050 de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun %40’ ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelmektedir.

National Geographic  2019 Nisan ayında yayınlanan  ve belgeselde Artemis Arıtım olarak bizimde endüstride oluşan atıksuların geri kazanımı üzerine çözümler sunduğumuz  #25Litre belgeselinde; en önemli doğal kaynağımız olan suyun önemi ve yakın gelecekte yaşanacak su kıtlığı sürecinde karşılaşacağımız çarpıcı gerçekler, tüm detayları ile ele alınıyor.

Sürdürülebilir Çevre Artık Bir “Zorunluluk”

Günümüzde, su tüketiminde önemli bir yere sahip olan endüstrinin, su ihtiyacı günden güne artış göstermektedir. Sanayide kullanılan su miktarları, sektörlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Endüstriyel üretim faaliyetleri sonucu oluşan atık suların arıtılması, AB uyum sürecinde yer alan yönetmelikler kapsamında, son yıllarda ülkemizde oldukça yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla, atık su üreten her işletme, atık suyunu arıtmak ve mevzuat gereği istenilen limit değerli sağlamakla mükelleftir. Bunun yanı sıra, gerek yakın gelecekte yaşanabilecek su kıtlığı, gerekse doğal kaynaklarımızın korunarak gelecek nesillere sürdürülebilir bir çevre bırakılması adına, arıtma tesisinden çıkan atıksuların geri kazanılarak, üretimin farklı yerlerinde tekrar kullanılması konusu gündeme gelmiştir.

Sanayi Tesislerinde Atıksu Geri Kazanımı Gerekli Mi ?

Atıksuların arıtılması, tüm sanayi kuruluşları için ilk başta zorunlu bir gider kalemi gibi görünmesine rağmen, arıtılmış olan suların geri kazanılması ise su miktarına bağlı olarak ciddi bir tasarruf kalemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanayilerde kullanılan su miktarının gün geçtikçe artması, arıtma tesisi yatırım maliyetlerinin yanı sıra, işletme maliyetlerinin de ciddi oranda artmasına neden olmaktadır.

Günümüzde sanayiciler, mevcut arıtma tesislerine, ihtiyaca yönelik, birtakım ileri arıtma sistemleri ilave ederek çıkan sularını, proseslerinde geri kullanarak, su maliyetlerinden tasarruf sağlamaya başlamıştır. Yapılan tasarrufun yanı sıra, döngüsel ekonomiye kazandırılan sular ile doğal kaynaklarımızın korunmasına ve sürdürülebilirliğe katkı sağlanmış olmaktadır.

Atıksu Geri Kazanım Sistemleri Yaptırırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Sanayi işletmelerine kurulacak su/atık su geri kazanım tesisleri için en önemli konu; iyi bir planlama yapılarak ihtiyaçların belirlenmesidir. Günümüzde, bu durum göz ardı edildiğinden, gerek atık su gerekse su geri kazanım tesisleri, maalesef atıl durumda kalmıştır.

Bu tesisleri, yeniden işlevsel hale getirmek ise, daha maliyetli bir hal almaktadır. Bu sebeple, tasarım çalışmalarına geçilmeden önce, ön fizibilite çalışmaları yapılmalıdır.

Ön fizibilite çalışmalarında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar;

  • Toplam ham su miktarının tespit edilmesine ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
  • Geri kazanılması istenilen (üretim) su miktarının tespit edilmesine ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
  • Ham su maliyetleri göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Amortisman süreleri, detaylı olarak hazırlanarak değerlendirilmelidir.
  • Tesisin, günlük çalıştırılması planlanan süreler belirlenmelidir.
  • Sistemde kullanılacak olan ham su kalitesinin belirlenmesi adına analiz çalışmaları yapılmalıdır.
  • Geri kazanılması istenilen su kalitesinin belirlenmesi adına analiz çalışmaları yapılmalıdır.
  • Üretim suyunun kullanılacağı yerin (proses suyu, yıkama suyu, soğutma suyu vb.) doğru belirlenmesi gerekmektedir.
  • Tesisin kurulacağı alanın uygunluğu değerlendirilmelidir.

Yapılacak olan fizibilite çalışmaları sonrası tasarlanacak olan sistemler ile, işletmenin ihtiyacı olan suyu geri kazanmak mümkündür. Su/atıksu geri kazanımı konusunda, farklı kurumsal işletmelerde, Artemis Arıtım olarak birçok uygulamayı hayata geçirdik. Gerçekleştirmiş olduğumuz tüm projelerimizde, yukarıda belirtmiş olduğum planlama ile işe başlar, süreç takipleri ile tesisi çalışır durumda teslim ederek sonrasında belirli periyotlar ile sistem verimliliğini takip ederiz.

Yakın zamanda gerçekleştirmiş olduğumuz bir proje ile konuyu özetlemek gerekirse. Sektör, Aksaray’da, akıllı teknoloji ile üretim faaliyetlerini gerçekleştirmekte olan bir lastik fabrikasıdır. İşletme ile tanışmamız, üretim faaliyetleri sonucu oluşan atıksuların geri kazanılarak, kule soğutma ve bazı proseslerde tekrar kullanılması talebi doğrultusunda gerçekleşti. Bahsi geçen tesis kapasitenin 500 m3/gün gibi ciddi bir rakam olduğu düşünüldüğünde gerek işletme gerekse sürdürülebilir çevre açısından oldukça önemli bir değere sahip.

Talepler doğrultusunda, ihtiyaçların belirlenmesine yönelik yapmış olduğumuz fizibilite çalışması sonucu, sırası ile; proses tasarımı, imalat, tedarik, montaj ve devreye alma süreçleri gerçekleştirildi. Tesis, hali hazırda, günlük olarak 500 m3 atık suyu arıtarak geri kazanmakta ve üretimin farklı kısımlarında tekrar kullanmaktadır.

Farikada kurmuş olduğumuz atıksu geri kazanım sisteminin verimli bir şekilde çalışması sonucu, benzer sistemin, diğer fabrikasında da daha büyük debideki atıksuyun geri kazanılması için tesis kurulması gündeme gelmiştir. Süreç ile ilgili fizibilite çalışmalarımız devam ediyor.

Özetle, verilen örneklerde, geri kazanılan 500 – 1.000 m3 günlük debiye sahip suların, atıksu olarak deşarj edildiği düşünüldüğünde karşı karşıya olduğumuz risk ve doğal kaynak tüketiminin boyutunu gözler önüne sermektedir. Öte yandan, farklı sektörlerde, bu debi değerinin saatlik bazda 300 ila 500 m3 mertebelerine çıktığını düşünüldüğünde aslında su kaynaklarını tüketmemek ve geri kazanmak şirketlerin gelecekte varlığını sürdürmenin ilk şartı gibi duruyor.

Geri kazanım sonucu sağlanan katma değerin büyüklüğünü, kişi başı ortalama su tüketiminin  200 litre kabulü doğrultusunda, bir haftalık geri kazanılan su miktarının, değer nüfus olarak, ortalama 35.000 kişilik bir nüfusa sahip yerleşim yerinin su ihtiyacı karşılayacak düzeyde olduğu ile ölçmek mümkündür. Bu sebeple;

Artemis Arıtım olarak, gelecek nesillere sürdürülebilir bir çevre bırakılması adına, YTÜ Teknopark’ta  su ve atıksu geri kazanım projeleri geliştirmeye  ve bu teknolojileri yaygınlaştırarak ekonomik çözümler üretmeye devam edeceğiz.