Yeşil Ekonomi

Dünya üzerinde yaşamını sürdüren tüm canlıların gelecekte ihtiyacını duymasını istemeyeceği tek bir şey var; Yeni bir dünya!

Süregelen hızlı nüfus artışı ve endüstrileşme, bu ihtiyacın ortaya çıkmasını engellemek ve yaşanabilir bir dünyanın devamlılığını sağlamak için, bir arayışa girildi ve çözüm önerisi olarak UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) tarafından ‘Yeşil Ekonomi’ modeli tanımlandı.

UNEP tarafından; toplumsal refahı ve sosyal çeşitliliği artırırken, çevresel riskleri ve ekolojik kıtlıkları azaltan ekonomi olarak tanımlanan Yeşil Ekonomi; çevresel sorunlar, gelir adaletsizliği gibi sosyal sorunları da azaltmayı hedeflerken, ortaya yeşil şehir, yeşil vergi, yeşil binalar vb. uygulamaları çıkarıyor.

Tüm toplumlar için daha kaliteli bir yaşamı hedefleyen yeşil ekonomi; doğal kaynak tüketimini arttırarak büyümek yerine, bu kaynakların tüketiminin azaltılarak da bir büyümenin mümkün olduğunu savunmaktadır.

Sürdürülebilir kalkınma anlayışı kapsamında; pek çok çevre sorununun kaynağında enerji tüketimi ve tüketilen enerjinin doğal kaynak kullanımı olması, iklim değişikliğine sebep olan karbon ayak izinin artmasında büyük role sahip sanayi devi ülkelerin sermaye-kar korkusu, ‘Yeşil Ekonomi’ modelinin uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Oysaki yenilenebilir enerji daha ucuz, daha kolay ulaşılabilir ve daha karlıdır.

Doğal kaynakların hızlı ve aşırı tüketimine karşılık, karşımıza çıkan ekolojik kıtlık, ilerleyen yıllarda daha da baş gösterecek olup, Yeşil Ekonomi’ye geçiş sürecinde, bir düşünce modeli olan bu ekonominin bilinirliliğini artırmak ve yaygınlaştırmak, uygun koşulların oluşturulmasını sağlamak ve Yeşil Ekonomi’ için kilit sektörlerde gerekli çalışmaların yapılmasını sağlamak, yeni bir dünya arayışımızın önüne geçmekte büyük rol alacaktır.